20 lik Diş Belirtileri

20 li yaşlardan itibaren çıkmaya başlayan 20 lik dişler çoğu zaman zorlu ve sancılı bir süreci de beraberinde getirebilir. 20 lik diş problemi son derece yaygın olup, bazı hastalarda çıkış süreci kadar tedavisi de yine zorlu ve ağrılı olabilmektedir. 20 lik diş belirtileri ile bu süreci anlamak ve önceden müdahale etmek mümkündür. Her yirmilik yaş dişinin çıkması ağrılı olacak denemez çünkü genellikle gömülü çıkan dişler çok daha büyük sorunlar yaratmaktadır.

Gömülü olan yirmilik dişlerde genellikle problemin sebebi bu dişe ihtiyaç olmamasına bağlı olarak çenenin küçülmesi durumudur. Çene yapısı küçüldüğü için yirmilik diş de çıkacak bir yer arayışına girer. Yer bulamadığı içinde diğer dişleri zorlamaya başlar ve buna bağlı olarak da diğer dişler de olduğu gibi rahatlıkla çıkamaz ve ağrıya sebebiyet verir. 20 lik diş bu aşamada diğer dişlere baskı uygulayarak, diğer dişlerin yapısının da bozulmasına yol açar. Bu sebeple 20 lik diş belirtileri arasında yer alan ağrı başladığı zaman en kısa sürede diş hekimine baş vurularak bu dişin çekilmesi sağlanarak, diğer dişlerin yapısının bozulma riski önlenebilir. Dişin çekilip çekilmeyeceği ise ağız röntgeni ile belirlenmektedir. Ağrı şikayeti ile doktora hasta başvurduktan sonra röntgen çekilerek, dişin çıkabileceği bir yerin olup olmadığı, dişin sinirlere zarar verecek bir yerde mi olduğu gibi etkenler değerlendirildikten sonra gerekirse diş çekilir.

Dişin tam gömülü olması hiç sorun yaratmayacağı anlamına gelmez. Gömülü olan diş ön tarafta yer alan diş köklerine zarar verebilmektedir. Bu sebeple bu gibi durumlarda yirmilik dişlerin cerrahi müdahale ile alınması önerilir. 20 lik diş belirtileri arasında yer alan diğer bir faktör de dişte meydana gelen iltihaplanmadır. Tam anlamıyla diş etinin üzerine çıkacak yol bulamadıkları için iltihaplanmaya yol açabilirler. Bazı vakalarda ise yirmilik diş içeride gömülü haldeyken çürüme meydana gelebilir. Bu durumda da yine iltihaplanmaya ve aynı zamanda ağrıya sebep olmaktadır. Bu gibi karşılaşılan durumlarda da yine cerrahi müdahale şarttır. Bu sebeple kulak arkası yapılmadan en kısa sürede müdahale edilmesi diş sağlığı ve yapısı açısından önemlidir.

20 lik Diş

Çenelerde bulunan diş dizilerinin en sonuna doğru yer alan 3. büyük azı dişleri, yirmili yaşlara gelindiği zaman gelişimlerini tamamlayıp ağız içine doğru çıktıkları için genellikle 20 lik diş olarak bilinirler. Dişin çıktığı bölgenin kemik yoğunluğuna, dişin kök anatomisine ve çenelerde yer darlığına bağlı olarak bu dişler ya tamamen çıkabilir ya da çene kemiğinde yarı veya tamamen gömük kalabilir. Bu sebeple bazı hastalarda 20lik dişin çekilmesi gerekebilir. Hem diş hem de ağız sağlığı açısından bu dişlerin aslında en son öneme sahip olduklarını da söylemek gerekiyor.

Buna bağlı olarak bazı hastalarda 20lik dişin çekilmesi gerekebilir. Her ne kadar 20 lik diş herkesten çekilmesi gerekiyormuş gibi bir kanı belirmiş olsa da aslında bu doğru bir bilgi değildir. Dişin çekilip çekilmemesi için değerlendirme yapılırken tam gömülü olan dişlerde ağrı şikayetinin olup olmamasına, gömülü dişin komşu dişe olan temasına ve dişin çene kemiği içerisine ne kadar gömülü olduğuna bakılması gerekir. Bazı hastalarda dişin içinde gelişmiş olduğu keseden kaynaklı olarak sürme kistleri meydana gelebilmektedir. Bu kistler eğer fark edilmeden büyüme eğilimi gösterirse çene kemiğinin zayıflamasına yol açabilir. Ağrı oluşturmayan ve tam gömülü olan dişlerin doktor tarafından rutin kontroller ile takip edilmesi ve eğer gerek bulunursa çekilmesi en doğru yöntemdir.

Ağzın içerisinde yarısı veya tamamı çıkan dişlerde ise ağız hijyeni oldukça önemli bir konudur. En geri bölgede yer alan bu dişlere diş fırçası yardımı ile ulaşmak oldukça zor olduğu için çürük sebebi ile abseye yol açan 20 lik dişlerinin muhakkak çekilmesi gerekmektedir.

20 lik Diş Eğer Çekilmezse Ne Olur?

Hekim tarafından verilen ilacın kullanımından sonra ağrı şikayeti geçmiş olan hastalarda abseye yol açmış olan bu 20 lik diş veya dişlerin en kısa sürede çekilmesi gerekir. İlacın vermiş olduğu rahatlık sadece bir süre için geçerli olup, hastanın bağışıklığının zayıf olduğu ve ağız hijyeninin düzeltilmediği gibi durumlarda dişin tekrardan ağrımaya başlayacağının bilincinde olunmalıdır. Devamlı şikayet veren ancak bu ağrı şikayetini sürekli antibiyotik içerek bastırılmaya çalışılan gömülü dişlerin çevresinde zaman ile kist oluşur ve oluşan bu kist çene kemiğinin zayıflamasına sebep olur. Bu sebeple antibiyotik tedavisinin bitiminde mutlaka bu dişten kurtulmak en doğru yöntem olarak karşımıza çıkar.